Yeni Dünyada Liderlik
- Zerrin Güngör
- 12 Şub
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Şub

Liderlik, doğuştan gelen bir özellik olabileceği gibi, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir. En etkili liderler, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen, kendilerini ve ekiplerini sürekli geliştiren kişilerdir. Peki, günümüz iş dünyasında liderlik nasıl şekilleniyor? Bu sorunun cevabını birlikte inceleyelim.
Günümüz İş Dünyasında Liderlik
Günümüzde şirketler, hızla değişen iş dünyasına ayak uydurmak için farklı liderlik yaklaşımlarını benimsiyor. Ancak her liderin tarzı, sektör, şirket kültürü, jenerasyon farklılıkları ve bireysel kişilik özelliklerine göre değişebiliyor. Liderlerin de tıpkı her birimiz gibi gelişim alanları olduğunu biliyoruz. Kendini geliştirmeyen liderler, hem bireysel hem de organizasyonel düzeyde ciddi sorunlara yol açabilir. İş hayatında bunun örneklerini çok fazla görüyoruz ve yaşıyoruz. Kendini geliştirmeyen liderlerin özelliklerine gelin birlikte bakalım.
Kendini Geliştirmeyen Liderlerin Özellikleri
• Yeniliklere Kapalılık: Yeni yöntemlere veya yaklaşımlara uyum sağlamayı reddederler.
• Geri Bildirimlere Karşı Savunmacı Tutum: Geri bildirimleri kabul etmek yerine savunmacı bir tavır sergilerler.
• Delegasyon Eksikliği: Ekiplerine güvenmek yerine, sürekli müdahale eder ve delegasyon yapmaktan kaçınırlar.
• Duygusal Duyarsızlık: Çalışanların duygusal ihtiyaçlarına karşı duyarsız kalırlar.
• Vizyon Eksikliği: Organizasyonu geleceğe taşıyacak bir plan veya vizyon geliştiremezler.
• Net İletişim Kuramama: Ekip üyelerine neyin önemli olduğunu açıkça ifade edemezler.
• Öğrenmeyi Göz Ardı Etme: Çalışanların öğrenme ve büyüme ihtiyaçlarını görmezden gelirler.
• Kibirli Tutum: Kendini üstün görür ve ekip üyelerinin katkılarını küçümserler.
Bu özelliklere sahip liderler, organizasyonların başarısını ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Peki, liderliği nasıl daha etkili bir şekilde ele alabiliriz?
Liderlik: Yapmak mı, Olmak mı?
Co-Active Koçluk felsefesine göre liderlik, hem bir yapma durumu (eylemler ve davranışlar) hem de bir olma durumu (kişisel nitelikler ve varoluş biçimi) olarak ele alınabilir. Bu iki boyut, etkili liderliği tamamlar ve bir liderin kim olduğu ile ne yaptığı arasındaki dengeyi ifade eder.
Liderlikte "Yapma" Durumu
Liderliği bir dizi eylem ve kararlar bütünü olarak gören anlayış, daha çok "yapma" yönüne odaklanır. Bu bakış açısına göre liderler; karar alan, yönlendiren, strateji belirleyen ve organizasyonları başarıya taşıyan kişilerdir.
Yaparak lider olmak, disiplin, planlama ve doğru aksiyonlarla mümkündür. Ancak bu yaklaşım, liderliği sadece dışarıdan gözlemlenebilen bir dizi hareket olarak algılamaya neden olabilir.

Liderlikte "Olma" Durumu
Öte yandan, liderliği bir kimlik olarak ele alan anlayış, "olma" haline vurgu yapar. Bu bakış açısına göre liderlik, sadece eylemlerle değil, karakter ve değerlerle şekillenir. Bir liderin vizyonu, inançları, etik anlayışı ve insanlara verdiği ilham, onun gerçekten bir lider olup olmadığını belirler. Lider, sadece yöneten değil, aynı zamanda güven veren, yol gösteren ve ilham olan kişidir.
İdeal Liderlik Dengesi
Peki, bir lider "yapan" mı yoksa "olan" mı olmalıdır? Aslında güçlü bir liderlik, bu iki kavramın dengeli bir birleşimidir. Sadece aksiyon almak, içi boş bir hareketliliğe dönüşebilirken; yalnızca lider gibi hissetmek ve bunu eyleme dökmemek de etkisiz kalır. Gerçek liderler, hem stratejik düşünen hem de kişilikleriyle güven veren insanlardır.
Sonuç olarak, etkili bir lider olmak için hem "yapmak" hem de "olmak" gereklidir.
Liderlik, yalnızca görevleri yerine getirmek değil, aynı zamanda bir vizyon ortaya koymak, ekibini motive etmek ve değerleriyle örnek olmaktır. Bugünün ve geleceğin liderleri, bu dengeyi kurabilenler arasından çıkacaktır.
Günlük Hayatta Yapma ve Olma Dengesi
Deepak Chopra'nın dediği gibi:"Bizler, "yapan insanlar" değil, "var olan insanlarız". Bu söz, insanın sadece eylemleriyle değil, kim olduğu ve nasıl bir iç dünyaya sahip olduğuyla da var olduğunu vurgular. Modern dünyada çoğu insan, sürekli bir şeyler yaparak kendini tanımlamaya çalışır. Ancak bu yaklaşım, içsel farkındalığı ve gerçek huzuru ihmal etmemize neden olabilir.
Sadece yapmaya odaklanan bir yaşam, insanı mekanik bir hale getirirken; sadece olmaya odaklanan bir hayat da eylemsizlikle sonuçlanabilir. Günlük hayatta bir işi yaparken sadece sonuç odaklı olmamalı, aynı zamanda o sürecin bir parçası olduğumuzu da unutmamalıyız. Bir öğretmen sadece ders anlatmakla kalmayıp öğrencilerine ilham olmalı, bir yönetici sadece talimat vermemeli, aynı zamanda güven veren bir karakter sergilemelidir. Hayatta gerçekten iz bırakabilmek için yaptıklarımız kadar kim olduğumuzun da önemli olduğunu fark etmeliyiz.
Modern Dünyada Yapma ve Olma Çıkmazı
Günümüz dünyasında, daha çok yaptıklarımızla kendi varlığımızı inşa etmeye çalışıyoruz. Hangi işi yapıyorsak yapalım, sürekli yetiştirmemiz gereken görevler ve bitmek bilmeyen yapılacaklar listesiyle meşgulüz. Ancak bu yoğunluk içinde durup nefes almak, iç dünyamıza dönmek ve kendimizi değerlendirmek için zaman ayıramıyoruz. Oysa sadece sürekli hareket halinde olmak, içsel gelişimi ve anlam duygusunu geri planda bırakabilir.
İş dünyasında ve sosyal yaşamda arzulanan liderlik, işte tam da bu yapma ve olma durumlarının dengeli bir sentezine dayanır. Üretken ve aktif olmak kadar, farkındalıkla var olmak, değerlere sadık kalmak ve içsel gücümüzü beslemek de hayatın önemli bir parçasıdır. Gerçek anlamda başarılı ve huzurlu bir yaşam, hem eylemlerimiz hem de kim olduğumuz arasındaki uyumu yakalamakla mümkündür.
Hayatımızın Lideri Olmak İçin Yapma ve Olma Durumları

Hayatımızın lideri olabilmek için yapmamız gerekenler arasında öncelik belirlemek, hedefler koymak, disiplinli çalışmak ve sorumluluk almak yer alır. Kendimizi sürekli geliştirmek, yeni beceriler öğrenmek ve ilerlemek için çaba göstermek önemlidir. Ancak sadece yapmaya odaklanmak yeterli değildir. Olma durumunda ise içsel farkındalık geliştirmek, kendimizi tanımak, değerlerimize uygun yaşamak ve ruhsal dengeyi sağlamak gereklidir. Empati kurmak, anlamlı ilişkiler geliştirmek ve hayatta gerçekten ne istediğimizi bilmek de bu sürecin önemli parçalarıdır.
Gerçek liderlik, içsel dengeyi koruyarak hem eylemlerimiz hem de kim olduğumuzla güçlü bir varlık göstermektir. Kendimize zaman ayırmak, duygusal zekâmızı geliştirmek, stres yönetimi yapmak ve hayatımızın her alanında bilinçli seçimler yapabilmek, liderlik yolunda atılacak önemli adımlardır. Böylece sadece iş hayatında değil, hayatın her alanında liderliğimizi sürdürebiliriz.
Zerrin YANAR GÜNGÖR
Profesyonel Koç
IK Danışmanı
Comments